The Fall ~ Düşüş 2006 / Masal bu ya !



2 yorum



Tür : Macera / Dram / Fantastik / Gizem


Yönetmen : Tarsem Singh
Senaryo : Dan Gilroy , Nico Soultanakis , Tarsem Singh
Görüntü Yönetmeni : Colin Watkinson
Müzik : Krishna Levy
Yapım : 2006, Hindistan / İngiltere / ABD , 117 dk

Oyuncular : Catinca Untaru (Alexandria) , Justine Waddell (Evelyn) , Lee Pace (Roy Walker ve Blue Bandit) , Kim Uylenbroek (Doktor ve Büyük İskender) , Aiden Lithgow (Ulak)

"Görsel Bir Şölen" lafını en çok hak eden film

The Fall gibi etkileyici bir yapımın methini çok zaman önce duymamış olmam sanırım benim hatam. Fakat şundan da eminim ki bu film kesinlikle es geçilmiş, hak etiği ilgiyi, takdiri henüz bulamamış  bir film. Bu yüzden filmi izleme ayrıcalığına eriştiğim için kendimi biraz  şanslı addediyorum.

David Fincher ile Spike Jonze’un yapımcılığını üstlendiği film son yıllarda izlediğim en iyi filmlerden biri. Görsel, düşsel, masalsal herşeyi iyice harmanlamış, özenildiği, bezenildiği su götürmez bir gerçek olan harika bir yapım The Fall ve hala izlemeyenler varsa çok yazık derim.

The Fall görsel anlamda izleyiciyi doyurmaya yetecek hatta artacak bir film. Film, Ayasofya dahil bir çok farklı mekandan masallara ya da  ancak düşsel dünyaya ait olabilecek gibi duran güzellikteki tüm mekanları  anlamlı geçişlerle destansı bir anlatım eşliğinde  izleyiciye sunuyor. Kendinizi bir filmin içinde ziyadesiyle bulmak yetmiyormuş gibi, bir de bir muhteşem bir masalın içinde buluveriyorsunuz. E bir izleyici daha ne ister ki ? Üstelik yönetmen filmde hiç bir görsel efekt kullanmamış ve yine  son derece titiz davranmış olacak  ki filmi tam 4 yılda tamamlamış.


1920'li yılların Los Angeles'ın da bir hastanede tanışan küçük bir kız ve kederli figüranın dostluğunu konu alıyor The Fall. Artık yaşamak istemeyen bir figüran ve masallara inanmaya hazır küçük kız için düşsel yolculuğa çıkma zamanıdır ve bu yolculuk yer yer gerçek dünya ve masal dünyası arasındaki dengenin yitmesine sahne olacaktır. Figüranın umutsuzluğu ve mutsuzluğu,  küçük kızın yaşama sevinciyle birleşip tezat oluşturacak yer yer kesişecek ve bu durum neticesinde artık bir ucundan küçük kızın tuttuğu bir uçundan da  masalı anlatan ama fakat hikayenin  ipleri kesinlikle elinde olmayan figüranın tutuğu hatta çekiştirdiği, sonunu onların da kestiremediği, bir hikayeye dönüşecektir.


"Alexsandra : ama masalı dinlemem gerekli.
Evelyn: Başka birinden istemelisin. Bende mutlu sonlar yok."

Bu muhteşem görsel şölenin son dakikalarını da salya sümük bir şekilde sonlandırdığımı belirtmek isterim.

10/10


2 yorum:

MathiLdaLeon at: 9 Mayıs 2011 10:49 dedi ki...

Blogunda görüp takıntı haline getirdiğim film.il deki bütün filmcileri tek tek ikişer kez dolaştım hiç birinde yoktu sonunda biri acıdıda buluverdi bana filmi
fantastik sevmem ama bu ayrı

Rüzgar at: 10 Mayıs 2011 10:27 dedi ki...

Ayda bir izlemek ihtiyacı duyduğum fimlerden. Tavsiyelerime bu kadar çok güvenmen benim için çok sevindirici teşekkürler.

newer post older post