Never Let Me Go



5 yorum
Tür : Gerilim / Dram
Gösterim Tarihi : 29 Nisan 2011
Yönetmen : Mark Romanek
Senaryo : Alex Garland , Kazuo Ishiguro (Kitap)
Yapım : 2010, ABD / İngiltere
İmdb Puanı: 7.3
Oyuncular
Andrew Garfield (Tommy) , Keira Knightley (Ruth) , Carey Mulligan (Kathy) , Domhnall Gleeson (Rodney) , Charlotte Rampling (Miss Emily)

"Hepimiz misyonumuzu tamamlıyoruz.Belki de hiçbirimiz yaşadıklarımızı tam olarak anlamıyor ve yeterli zamanımız kalıp kalmadığını hissedemiyoruz."

Kazuo Ishiguro'nın aynı adlı enteresan romanından uyarlanan Never Let Me Go yatılı okuldaki üç arkadaşın hayatlarındaki trajediyle yaşamak zorunda olmalarını konu alıyor. Filmin merkezindeki kahramanların çalınan yaşamlarına nasıl razı gelmek zorunda kaldıklarını, biraz hayretle biraz da tahammülsüzlükle izliyoruz. Ruth, Tommy ve Kathy hayattan sterilize yaşamlarını sürdürdükleri yatılı okulda misyonlarını yerine yetirmek için bulunmaktadırlar çünkü onlar ihtiyaç sahiplerine organ naklinde bulunmak için klonlanmış "yedek organ" taşıyıcılarıdır. Yani yaşamları sadece başkalarına yardım edip erken yaşta misyonlarını tamamlayıp tüm dünya nimetlerinden başta aşktan feragat edip görev bilinciyle eğer şanslılarsa 3.organ nakline kadar hayatta kalmaktan ibarettir.


Konu bu haliyle bile tek başına dramatikken kahramanlar arasındaki aşk üçgeni, çaresizlik ve razı gelme arasında gidip gelen bir dramaya dönüşüyor. Tabiri caizse bu filmde dramın dibine vuruyoruz. Fakat film bu anlamda ölçüyü hiç de kaçırmıyor. Belki de tek sorun Ruth, Tommy ve Kathy'nin hayatlarındaki bu gerçeğe razı oluşuna bizim aynı ölçüde razı olamayışımız. Bu teslimiyet yer yer sinirlerimizi bozuyor. Kahramanlarla bu anlamda empati kurmanın imkansızlığından mıdır bilmem ama "Hayır! bir çıkış yolu olmalı." demeden edemiyoruz.

An Education'daki Jenny rolüyle de performansını çok beğendiğim Carey Mulligan'ın performansı yine göz dolduruyordu. Social Network'le yıldızı daha da parlayıp yeni Spider Man olan Andrew Garfield'i bu filmde çok beğendim ve farkettim ki yüzü dramaya çok yakışıyor.

Neticede, enteresan bir film izlemek isteyenlere, dramın "dibine de vurmakta" bir sakınca görmüyorsanız şayet şiddetle tavsiye olunur.

8.0/10

5 yorum:

ysmnkley at: 7 Mayıs 2011 17:13 dedi ki...

gecenin bu saatinde,3 ayrı karakter,3 çaresiz hayat beni dramın 33 kat altına götürdü.

Rüzgar at: 8 Mayıs 2011 04:00 dedi ki...

Ama uyarmıştım.

MathiLdaLeon at: 9 Mayıs 2011 01:10 dedi ki...

Kazuo Ishiguro sevdiğim bir yazar Çocukluğumu Ararken kitabı sevdiğim bir eseriydi.Filmin onun kitabından alıntı olduğunu bilmeyerekten sürekli takip ettiğim bir blogda görerek izlemeye karar verdim gerçekten farklı ve insanı etkileyen bir senaryoyla karşılaştım beğenerek izlediğim filmlerden
ayrıca filmde dikkatimi çeken tommy'nin kathyye hediyesi olan kasetteki şarkı uzun süre tekrarladım never-never-never let me go :D

gkchkmn at: 26 Aralık 2011 13:16 dedi ki...

İzlememin üstünden geçen aylara rağmen hala aynı duygusallıkla tommy'nin kathyye hediyesi olan kasetteki şarkıyı tekrar tekrar dinliyip depresyonun dibine vurabiliyorum.

Rüzgar at: 27 Aralık 2011 09:42 dedi ki...

Etkileyici bir filmdi gerçekten.Oyunculuklarla da özellikle unutulmayacaklar arasında

newer post older post