Degil mi?



0 yorum

"Yeni bir yere geliyorsun ve bakıyorsun ki her şey aynı."

 Stranger than Paradise 1984

Bir film, bir sahne: The Seventh Seal



0 yorum

Ingmar Bergman'ın Şovalye Antonius Block üzerinden, ölüm, inanmak ve din üstüne söyledikleri.

"Bu boşluk yüzüme tutulan bir ayna gibi.
Kendimi görüyorum. İçim korku ve tiksintiyle doluyor.
İnsanlara karşı duyarsızlığımla kendimi çevremden soyutladım.
Şimdi bir hayaletler dünyasındayım. Rüyalarımda ve hayallerimde tutsak kaldım.

-Yine de ölmek istemiyorsun.
-Hayır istiyorum.
-Neyi bekliyorsun?
-Bilgi istiyorum.
-Garanti istiyorsun.
-Her neyse.

-İnsanın duyularıyla Tanrı'yı kavrayabilmesi o kadar imkansız mı? O neden yarım vaatlerin ve görülmeyen mucizelerin ardına saklansın ki? Kendimize inancımız yoksa başkasına nasıl inanç duyabiliriz? Benim gibi inanmak isteyen ama yapamayanlara ne olacak? Ya inanmayan, inanamayanlar? İçimdeki Tanrı'yı neden öldüremiyorum? O'nu kalbimden atmak istememe rağmen neden alçaltıcı ve acı verici şekilde içimde yaşamaya devam ediyor. Neden her şeye rağmen bu gerçeklikten kurtulamıyorum?

-Dinliyor musunuz?
-Dinliyorum.
-Ben bilgi istiyorum! İnanç ya da varsayım değil, bilgi.

Tanrı'nın kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum. Ama o suskun. Karanlıkta Ona sesleniyorum. Ama sanki hiç kimse yok. Belki de kimse yoktur. O halde yaşam korkunç bir şey. Her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz. Çoğu insan ne ölüm'ü ne de yaşamın hiçliğini düşünür. Ama bir gün hayatın son anlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek. O gün korkumuzdan bir imge yaratır ve sonra o imgeye Tanrı adını veririz."

Bülbülü Öldürmek



0 yorum

" İstediğiniz kadar şakrak kuşu vurabilirsiniz ama bülbülü öldürmek günahtır, bunu asla unutmayın"
Harper Lee 

Kynodontas ~ Kopek Disi



2 yorum


Yapım: 2009 - Yunanistan
 Tür: Dram Süre: 94 dakika
Yönetmen: Giorgos Lanthimos
 Oyuncular: Michelle Valley, Alexander Voulgaris, Aggeliki Papoulia, Mary Tsoni, Anna Kalaitzidou, Hristos Passalis, Christos Stergioglou

Kendi küçük dünyanı anlamlandırman için, tüm evreni keşfetmen gerekir.

             Hakkında pek bir şey bilmediğim yunanlı genç yönetmen Giorgos Lanthimos'den neredeyse usta işi bir film. Gördüğüm en orijinal senaryo. Dış dünyanın tehlikelerine karşı anne babası tarafından paranoyakça bir anlayışla sterilize bir yaşama mahkum edilen üç kardeşin trajedisi. Filmi böyle özetlemek mümkün. Film, genellikle beraber vakit geçiren yetişkin üç kardeşin, anne ve babası tarafından hazırlanan, 'dış dünyadan' gelebilecek ve onların meraklarını cezbedecek bazı kelimelerin bambaşka tercüme edilen anlamlarını kasetten dikkatlice dinledikleri sahneyle başlıyor. Bunun dışında kardeşlerin neredeyse tek eğlencesi yüzmek. Dış dünya ait olarak gördükleri tek şey uçak. Hayattan en büyük beklentileri bir gün bahçelerine bir uçağın düşmesi. Hatta düşen uçağın kimin olacağı konusunda aralarında tartışıyorlar. Baba genişçe ve havuzlu bir bahçesi olan evden yalnızca arabasıyla çıkıyor. Akşam eve gelirken alışverişten aldığı ürünlerin ambalajlarını söküyor. Baba oldukça otoriter. Anne ve babanın çocuklarına olan yaklaşımı bir hayvan barınakçısının köpeklerine olan yaklaşımıyla benzer; 'kurallara uyar ve fazla meraklı olmazsanız her şey yolunda gider.'

Bu üç kardeş hayatı, bir nevi anne babalarının kendileri için ideal olduğunu düşündüğü 'steril yaşam' programından öğreniyorlar. Hiç bir bireyle iletişime geçmedikleri için hala çocuk kalan kardeşlerin birbirlerine olan yaklaşımları rekabetçi ve bazen acımasızca oluyor. Gel gör ki ebeveynlerin unuttuğu bir şey var; 'insanın keşfetme merakı..' İşte bu yüzden işler büyük kardeşin dış dünyaya dair bir şeyler görmeye başlamasıyla karışıyor. Ancak Köpek dişi düştüğünde "dışarıya" çıkabileceği öğretilen bir insanın dünyayı bilme arzusu galip gelince neler olacağını görebileceğiz bu filmde. Aile toplumla etkileşime girmeden yaşarsa ne olur ve tabi insanın evreni merakı ne kadar tehlikeli olursa olsun bilinmezi öğrenme isteği ve sonuçları...Bu ve benzer soruların cevabını bulabilirsiniz bu filmde. Ve tabiki korkuyla yönetilen insan toplulukları...Dünyanın aldığı son hal. .Mekanları ister büyütün ister küçültün evrensel bir gerçekliğe parmak basıyor film.Yönetmen tüm bunları bir Heneke filmi gerçekçiliğiyle gösteriyor. Bu yüzden çok çarpıcı ve aynı zamanda bazı sahneleriyle çok rahatsız edici bir film. Bambaşka bir konusu olsa da bu filmi izlerken Truman Show'daki karakterle dış dünyayı öğrenme isteği ve bu uğurda her şeyi göze alması bakımında benzerlik aklıma geldi. Truman Show'da kafasına düşen mikrofonla yaşadığı dünyaya ait soruları öteki dünyayı keşfederek bulabileceği düşünüp, bu uğurda tehlikeli bir yolculuğa çıkıyordu ve sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşıyordu karakter. Bu iki filmde de karakterler bambaşka amaçlar için kandırılıyordu. Çarpıcı bir sosyal eleştiri filmi izlemek isterseniz kaçırmayın derim.

8,5/10

Bir film, bir sahne: Dedikodu neden fena bir şeydir? Doubt (2008)



0 yorum


John Patrick Shanley tarafından aynı isimli tiyatro oyunundan uyarlanan gizem türündeki bu film Meryl Streep, Philip Seymour Hoffman, Amy Adams'lı kadrosuyla oyunculuk dersi veriyor adeta. St. Nicholas Kilisesi'ndeki Peder Flynn'in, özel ilgi gösterdiği siyahi öğrencisiyle ilişkisi, kilisede terör estiren Rahibe Aloysius'ı bazı şüphelere sevk eder ve tüm film bu şüphe üzerinden ilerler. Gizem sevenler kaçırmasın. Filmde Peder Flynn'in, Rahibe Aloysius'a gönderme yaparken anlattığı etkileyici hikayeye kulak verin.

31. İstanbul Film Festivali'nden sectiklerim



0 yorum
Yönetmen: Slava Ross / Oyuncular: Petr Zaichenko, Misha Protsko, Sergey Novikov / Rusya / 2011


Director: Markus Schleinzer / Cast: Michael Fuith, David Rauchenberger, Christine Kain / Austria / 2011

Yönetmen: Morteza Farshbaf / Oyuncular: Kiomars Gity, Sharareh Pasha, Amirhossein Maleki / İran / 2011

Yönetmen: Alexander Sokurov / Oyuncular: Johannes Zeiler, Anton Adasinskiy, Isolda Dychauk / Rusya

Yönetmen: Blake Edwards / Oyuncular: Julie Andrews, James Garner, Robert Preston / İngiltere-ABD

ŞEYTAN ADASININ KRALI
Yönetmen: Marius Holst / Oyuncular: Stellan Skarsgård, Kristoffer Joner, Benjamin Helstad, Trond Nilssen / Norveç-Fransa-İsveç-Polonya / 2011

ÇİNGENE 
Yönetmen: Martin Sulík / Oyuncular: Janko Mizigár, Martin Hangurbadzo, Miro Gulyas / Çek Cumhuriyeti-Slovakya / 2011

SADE BİR HAYAT
Yönetmen: Ann Hui / Oyuncular: Andy Lau, Deanie Ip, Wang Fuli / Hong Kong-Çin / 2011

Yönetmen: Bence Fliegauf / Oyuncular: Katalin Toldi, Gyöngyi Lendvai, Lajos Sárkány / Macaristan-Almanya-Fransa / 2011

Yönetmen: Andreas Dresen / Oyuncular: Milan Peschel, Steffi Kühnert, Talisa Lilly Lemke / Almanya / 2011

Yönetmen: Bouli Lanners / Oyuncular: Zacharie Chasseriaud, Martin Nissen, Paul Bartel / Belçika-Fransa-Lüksemburg / 2011

Yönetmen: Tony Kaye / Oyuncular: Adrien Brody, Marcia Gay Harden, James Caan / ABD / 2011

Yönetmen: Rodrigo García / Oyuncular: Glenn Close, Mia Wasikowska, Aaron Johnson, Brendan Gleeson / İrlanda / 2011

Yönetmen: Andrea Arnold / Oyuncular: Kaya Scodelario, Nichola Burley, Steve Evets / İngiltere / 2011

Yönetmen: Özcan Alper / Oyuncular: Gaye Gürsel, Durukan Ordu, Sarkis Seropyan / Türkiye / 2011

Yönetmen: Zeki Demirkubuz / Oyuncular: Engin Günaydın, Nihal Yalçın, Nergis Öztürk / Türkiye / 2012

*Filmler hakkında detaylı bilgiyi  iksv.org/tr 'den öğrenebilirsiniz.


newer post older post