Türk Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Devrim Arabaları 2008



2 yorum
Tür : Dram / Tarihi
Gösterim Tarihi : 1 Mayıs 2009
Yönetmen : Tolga Örnek
Senaryo : Murat Dişli , Tolga Örnek
Müzik : Demir Demirkan
Yapım : 2008, Türkiye
Oyuncular
Taner Birsel , Halit Ergenç , Vahide Gördüm , Selçuk Yöntem , Uğur Polat , Serhat Tutumluer , Ali Düşenkalkar , Onur Ünsal

"Bu ülkede hiç bir başarı cezasız kalmaz"

Siyasi, iktisadi ve sosyal olarak bunalımda sayılabilecek bir ülkede düşlerin peşinden koşmanın dayanılmaz ağırlığı... İnanç, Umut, hayalkırıklığı üçgeninde seyreden bir film Devrim Arabaları.

Sene 1980 ve filmde de bir çok yerde tekrarlandığı gibi haklın bir çok şeye tahammülünün kalmadığı boş vaadlere karnının tok olduğu dönemler. Böyle bir dönemde dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in talimatıyla,Devlet  Demir Yolları bünyesinde çalışan 23 mühendis, Türkiye'nin ilk yerli otomobilini üretmeleri için görevlendirilir.

"Ya yaparsak"

Bu iş için görevlendirilen mühendislerin bir kaçı  dahil bir çok kişi için, sanayisi henüz gelişmemiş, yedek parçaları bile ihraç eden bir ülkenin kendi arablarını üretmesi, hemde bunu 130 gün gibi kısa bir sürede , çok az bir bütçeyle gerçekleştirmesi,  zordan öte imkansız gözükür. Ama emir büyük yerdendir. İşlerinin zor olduğunu bilen bir gurup mühendis için, zamanla arada yerini hayak kırıklığına bırakacak olan umut ve inanç  dolu yolculuk böylelikle  başlamış olur.

"Adı devrim olan arabanın sokaklarda dolaşmasına izin vermezlerdi zaten"

Tüm şartların aleyhlerine işlemesine rağmen kısa sürede bir düşü gerçek yapmayı başarırlar. Fakat yaşanan ufak bir talihsizlik, bu başarıya gölge düşrümek için fırsat kollayan kişilere gü doğurur ve özelliklede medya tarafından bu başarının icraat ksımından çok magazinsel yönü vurgulanarak üzeri örtülür. Akıllarda yürümeyen araba olarak kalan ilk yerli otomobil için Cemal Gürsel'in; "Garp aklıyla araba yaptık şark aklıyla benzin koymayı unuttuk." lafı da gazete başlıklarını süsler.

Sonuç itibariyle yerli otomobillerden yalnızca dört adet üretilir.Üçü zamanla hurdaya çıkar. En acı tarafı da bugün hala ilk yerli malı otomobilin çalışıyor olması.

Valhasılı insan istedikten sonra herşeyi başarabilir. Şartlar müsait olmasa bile... Fakat bu bu ülkede bir çok beyin zayi edilmiştir'i etkileyici, çarpıcı bir şekilde anlatan, geniş ve iyi oyuncu kadrosuyla dikkan çeken, başarılı bir yapım Devrim Arabaları


8/10


3 Maymun ~ Three Monkeys 2008



0 yorum
3maymun

Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 24 Ekim 2008
Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan
Senaryo : Nuri Bilge Ceylan , Ebru Ceylan
Görüntü Yönetmeni : Gökhan Tiryaki
Yapım : 2008, Türkiye / Fransa / İtalya , 109 dk.
Oyuncular
Hatice Aslan (Hacer) , Yavuz Bingöl (Eyüp) , Ercan Kesal (Servet) , Rıfat Sungar (İsmail)


Kaçınılmaz ne zamana kadar kaçınıla bilinir ?

Elif  Şafak en sevdiğim kitaplarından biri olan Mahrem'i tanımlarken, görmeye ve  görülmeye dair bir kitap olarak tanımlamıştı. 3 Maymun da" görmememe" ve "görülmemeye" dair bir film işte.

3 Maymun, Nuri Bilge Caylan filmografisinde, diğer filmlerine nispeten daha derli toplu, başı sonu olan bir hikayenin filmi. Yönetmen öyle gözüküyor ki daha önceki filmlerine göre daha farklı bir anlatım biçimi denemek ya da geliştirmek istemiş. Onun filmlerini yakından takip edenler bu ayrımı çok net görmüştür eminim. Ve yine Nuri Bilge Ceylan'nın daha ziyade popüler kültüre yakın isimleri, sinemada alışık olmadığımız yüzleri tercih etmesi az da olsa, çok daha fazla insan tarafından "izlenebilme" arzusunun bir ürünü -ya da kaygısının mı demeliyim ?- olabilir. Bu bir yönetmen için çok haklı bir kaygı belki bilemiyorum. Zaten işin o tarafı beni çok da enterese etmiyor. Ben bir izleyici şımarıklığıyla çıkan sonuca bakarım.

3 maymun

Sonuçtan önce gelişmeye baktığımda başta da dediğim gibi farklı bir hüviyette çıkıyor yönetmen karşımıza. Hem anlatım şekli hem de anlatılan konu açısından...Başta Nuri Bilge Ceylan filmin her karesine ayrı bir fotoğraf karesiymişçesine itina göstermiş. Renklerin ve doğanın diliyle karakterlerin halet-i ruhiyelerini konuşturmuş adeta. ( Filmin son sahnesinde özellikle o gök gürültüsü, koca rolünde izlediğimiz Yavuz Bingöl'ün atması kaçınılmaz  çığlığın ta kendisiydi bana göre)

Ve fantastik dünya yolculuk...Yalnızca en sıkıntılı günlerinde"  baba ve ağabeye görünen ya da onların gördüğü evin ölen küçük çocuğu, filmde  tam olarak neye işaret ediyor çok da anlamasam da, bu gelişmeyi  Nuri Bilge Caylan sinemasının yeni çehresinin bir ürünü olarak gördüğümü belirtmek isterim.

Filmden bir ayrıntı; Polifonik müzik çalma özelliğine sahip olmayan bir telefona yapılan polifonik telefon muamelesini göz ardı edebilirim sanırım.

Ayrıca bu film çok sevdiğim bir replik de olan ; Gözlerimizi kapattığımızda dünya yok olmuyor öyle değil mi ? repliğini de akıllara getirmiyor değil.


8/10

older post