jane eyre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jane eyre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Olur ya, canınız romantik film izlemek ister diye: Romantik Dönem Filmlerim



5 yorum
Jane Eyre incelememden sonra bu tarz filmlere ilgi duyan okuyuculardan tavsiye istekleri geldi. Ben de şu ana kadar izlemiş olduğum Romantic Period Movies denilen bu tarz filmlerden kendi favori sırama göre bir liste oluşturdum. Birazcık romantizmden kimseye zarar gelmez. Liste Pride & Prejudice 'den başlayarak ondan daha az iyi filmlere doğru ilerliyor.  Tabi ki başı Jane Austen kitaplarından uyarlanan filmler çekiyor. Listede  Shakespeare in Love gibi En İyi film Oscarı alan ve büyük Usta Martin Scorcese'nin yasak bir aşkı anlattığı The Age Of Innocence, yine şehvetin ve aşkın şiirsel bir anlatımı diye nitelendirilebilecek Quills gibi muhteşem filmler var.

  Pride & Prejudice (2005)   
Shakespeare in Love (1998)
Jane Eyre (2011)
Persuasion (2007) 
  Quills 2000
Mansfield Park (1999)
Little Women (1994)
   Emma   1996  
Becoming Jane (2007)    
Onegin (1999)



Belle 2013
A Room With a View 1985



Northanger Abbey (2007)
Sense and Sensibility (1995)
 The Young Victoria (2009)


Howards End 1992      

Not: Liste sürekli güncellenecek

                                                                                                                                                                                 

Jane Eyre 2011



6 yorum

"İnsan yaratılışı kusurludur! En parlak yıldızların üzerinde bile lekeler vardır."
Acıklı bir hayat hikayesi olan Bronte kardeşlerin en büyüğü olan İngiliz yazar Charlotte Bronte'nin büyük ilgi gören romanı Jane Eyre üniversite yıllarında beni büyüleyen aşk romanlarından biriydi. Sinemaya uyarlamak için çok elverişli olan bu kitabın şu ana kadar iyi bir film uyarlamasının olmaması oldukça ilginçti, ta ki kısa filmleriyle tanınan Cary Fukunaga tarafından çekilene kadar.

Gaddar halası tarafından büyütülen Jane Eyre, baştan savılmak için gönderildiği yatılı okulda gördüğü eziyetlerin ardından kaçar, yolu tesadüfen Edward Rochester malikanesine düşer ve kendini yetiştiren bir genç bir kız olarak bu evde mürebbiyelik yapmaya başlar. Evin sahibi kitapta bahsedildiği gibi hayli huysuz ve ukala olan Bay Rochester ve yaşına göre kendinden hayli emin ve aklı başında Jane ile aralarındaki zıtlık ve anlaşmazlı.k zamanla tutkulu bir çekişmeye dönüşür ve en nihayetinde büyük bir aşka... Fakat Bay Rochester'ın hayatındaki büyük sır evlenmek üzere olan çifti birbirinden ebediyen olmasa da bir süreliğine ayırır
" Fakat kadınlar da tıpkı erkekler gibi duygu sahibidir.Erkekler gibi onlar da zekâlarını, becerilerini işletmek için bir eylem alanına ihtiyaç duyarlar. Üzerlerindeki baskı epey ağır, sürdükleri hayat çok durgun olursa acı duyarlar bundan, zarar görürler. Kadınlar yemek yapıp, çorap örmekle, piyano çalıp nakış işlemekle yetinsin demeleri geri kafalılıktır! Bir kadın geleneklerin kendisi için yeterli saydığı şeylerden daha çoğunu yapmak, öğrenmek isterse onu, ayıplamak alaya almak aptallıktır."
"Bay rochester gururluydu, alaycıydı, her tür bayağılık karşısında acımasızdı, ruhunun derinliklerinde bana gösterdiği kibarlığın, birçok kişiye gösterdiği adaletsiz kabalıkla dengelendiğini biliyordum."

Her ne kadar filmdeki Rocherster, kitaptaki kadar çirkin, huysuz ve ukala olmasa da, Michael Fassbender etkeni bunu göz ardı etmeme yetti. Jane de kitapta tarif edildiği gibi iddiasız bir güzellikte idi. Bu açıdan oyuncu seçimlerini yerinde buldum. Bulamadığım tek şey kitapta tekrar tekrar okuma hissi uyandıran aralarındaki o tutkulu diyaloglar. Her kitap uyarlaması gibi konuya odaklanarak kitabın edebi boyutunu es geçmiş biraz film. Jane Eyre'ı okuyan ve çok beğenenler için tatmin edici diye nitelendirebilecek film, kitap hakkında bilgisi olmayanlar fakat özellikle romantik-dram türündeki dönem filmlerini seven, hatta belki de yeni bir Pride & Prejudice arayanlar içinde de güzel bir alternatif.

10/8

older post