Kitaplardan Alıntılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitaplardan Alıntılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Aslında" dedi Mustafa Mond, "Siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz" Aldous Huxley CESUR YENİ DÜNYA



0 yorum

       Aldous Huxley'nin bu ütopya gibi gözüken distopyasında mutlu insan projesini görüp dehşete kapılmamak mümkün değil. Bizzat kendim çizdiğim cümlelerden bir kaçı:

 "Kır çiçekleri ve manzara seyretmenin önemli bir kusuru var, bedavalar"

"Herhangi biriniz bir arzuyu fark etmekle onun tatmini arasında uzunca bir bekleyiş yaşamak zorunda kaldınız mı?"

"Herkes herkes içindir"

"İnsan mutluluk konusunda düşünmek zorunda olmasa, yaşam ne kadar eğlenceli olurdu!"

"Çünkü bizim dünyamız Othello'nunkiyle aynı değil. Çelik olmadan araba yaratamazsınız - aynı şekilde, sosyal çalkantı olmadan da trajedi yaratamazsınız. Dünya şu anda istikrara kavuşmuş durumda. İnsanlar mutlu; istediklerini alıyorlar ve ulaşamayacakları şeyleri de asla istemiyorlar.
Refahları yerinde; emniyetteler; hiç hastalanmıyorlar; ölümden korkmuyorlar; ihtiras ve ihtiyarlıktan habersiz ve bundan da çok memnunlar; veba gibi bir illet olan anne babaları yok; güçlü duygular hissedecekleri eşleri, çocukları ve sevgilileri yok"

"Değişmek istemiyoruz. Her değişim, istikrar için bir tehdit unsurudur."

"Şu ya da bu nedenle cemaat hayatına aykırı düşecek kadar bireyselliğinin farkına varmış bir sürü insan. Düzenden memnun olmayan, kendi bağımsız düşünceleri olan insanlar. Kısacası, biri olmayı başaran herkes. Size neredeyse imreniyorum."

"Evrensel mutluluk, çarkları sabit bir şekilde döndürür; gerçek ve güzellik bunu yapamaz."

"Bizim uygarlığımız, makineleri, tıbbı ve mutluluğu seçti"

"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum. "Aslında" dedi Mustafa Mond, "siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz"

Aldous Huxley CESUR YENİ DÜNYA



Troya'da Ölüm Vardı



6 yorum

"...Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, birbirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmağa hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmağa, bende buldun o aradığını, bende görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmağa hazırdın... İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. Bekliyordum..."

Bilge KARASU


FIGHT CLUB



7 yorum

"Hiç bir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur.
Hiç bir zaman halimden memnun olmayayım.
Hiç bir zaman kusursuz olmayayım.

 
Kurtar beni, Tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar"
Chuck Palahniuk


Milena'ya Mektuplar



9 yorum

''Sevgili bayan Milena, size Prag'tan sonra Meran'dan yazmıştım. Karşılık vermediniz. Gönderdiğim o pusulacıklara karşılık beklemem yersiz,biliyorum. Yazmadığınıza bakılırsa iyi olmalısınız. Bizler çoğunlukla iyi olduğumuz zaman susarız.''

Franz Kafka - Milena'ya Mektuplar


Keşmekeş



7 yorum


- Kafamı Karıştırdın.

- İyidir. Denizler durulmaz dalgalanmadan...


Huzursuz Bacak / Mustafa Kutlu

Eylül



0 yorum
"o zaman Suat'a da hayatının şu devresi kendi ömrünün, kendi kadınlık hayatının eylülü gibi geldi. Eylül, birkaç gün hava ne kadar güzel olsa bu kadarcık fâni güzelliğe bile minnettar olmak lâzım gelen bir ay! içine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, o güzel havaların, devamlı yazın artık nasıl geçmiş, sadece bir mazi olduğunu hissettiren bir esef ve hasret ayı... onun hayatı da böyle değil mi idi?"

Mehmet Rauf ~Eylül

Sinemadan Çıkmış İnsan



4 yorum
İki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi. Düşünüyordu: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umuluyor. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar. Saatine baktı: Dört buçuğa beş vardı. "Eve gidip okusam." Durağa yürüdü. "Bunları kurtarmanın yolunu biliyorum. Kocaman sinemalar yapmalı. Bir gün dünyada yaşayanların tümünü sokmalı bunlara. İyi bir film görsünler. Sokağa hep birden çıksınlar..." Kafasından geçene güldü. Duraktakiler dönüp baktılar. Kadının biri kaşlarını çattı. Sokakta kendi kendine sesli gülünemeyeceğini bilmeyen yoktu. "Ne adamlar be. Güldüysem güldüm size ne?" Duramadı orada yürüdü. Eve gitmeyecek. İçindeki "sinemadan çıkmış kişi"yi öldürdüler.

(S.18)

Aylak Adam ~ YusufAtılgan

Dövüş Kulübü ~ Chuck Palahniuk



0 yorum
...
Ceviz çalışma masasının karşı tarafında oturup Tanrı'yla bir görüşme yaptım. Arkasındaki duvarda diplomaları asılıydı. Tanrı bana dedi ki: "Neden?"

Neden bu kadar çok acıya sebep oldun ?
Her birinizin kutsal, eşsiz bir kar tanesi olduğunu anlayamadın mı ? Eşi bulunmaz eşsizlikte, eşsizin de eşsizi bir kar tanesi olduğunu göremedin mi?


Hepinizin sevginin tezahürleri olduğunu anlamıyor musun ?
Karşımda oturmuş, bir not defterine bir şeyler karalayan Tanrı'ya baktım. Ama Tanrı bu meslede tamamen yanılmaktaydı.
Biz eşsiz değiliz.
Süprüntü ya da pislik de değiliz.
Biz sadece biziz.

Biz sadece biziz ve hayatta başımıza gelenlerin bir nedeni yok.

Tanrı diyor ki: "Hayır bu doğru değil."

Peki. Öyle olsun. Neyse ne ! Tanrı'ya akıl öğretmek bana kalmadı ya.

Puslu Kıtalar Atlası



0 yorum

Kendi kendine, ‘düş görüyorum’ dedi, ‘Düş gördüğümden şüphe edemem. Düş görüyorum, öyleyse ben varım. Varım ama ben kimim?

Hangimiz düş ve hangimiz gerçek? Düşünüyorum, o halde ben varım. Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor.
Ve ben, onun çıkarımının doğru olduğunu biliyorum.
Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor.
O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.”



Sergüzeşt



0 yorum
sergisest1

...Cinayet! o anda, bütün gözlerin kapandığı o karanlıkta, kendisine öfkeli başını çeviren vicdanının karşısında, büyük bir utangaçlıkla kolunu yüzüne kapayarak, hele esir olduğu için gücünün üstünde hizmetlerde vücudu, sağlığı hiç düşünülmediği gibi, her türlü saldırya karşı namus yatağı da koruyucusuz olduğundan,(ondan)yararlanmaya kalkışmak kötülüğüne karşı titreyerek geri çekilmeye başladı.

Ne yazık! sevginin üstün gücünün karşı konulmaz biçimde birden ortaya çıkması, bütün bu düşünceleri ta temelinden sarsarak, bir güzelliği beğenmek…



older post