...
"Ne farkeder ki ? insanlar bunları izleyip "tanrım ne kadar korkunç" diyecek ve yemeklerini yemeye devam edecekler."
Hotel Rwanda filminden...
İhtiyaca Binaen...
Categories:
Esintiler,
gazze,
İHH İNSANİ YARDIM VAKFI - IHH HUMANITARIAN RELIEF FOUNDATION,
israil,
replik,
savaş,
Sinema
Gönderen Rüzgar
0 yorum
Gönderen Rüzgar
0 yorum
Ayrılık
Categories:
ayrılık,
Edebiyat,
Kitap,
Kitaplardan...,
Kürk Mantolu Madonna,
Roman,
Sebahattin Ali
Gönderen Rüzgar
2 yorum
Gönderen Rüzgar
2 yorum
Bir teklif ve bir kabul... Kısa münakaşasız ve hesapsız! Bundan daha güzel bir ayrılık olamazdı.
Sabahattin Ali/Kürk Mantolu Madonna
Big Fish
Categories:
Albert Finney,
bih fish,
Billy Crudup,
Ewan McGregor,
Favori Repliklerim,
Film,
replik,
Sinema,
Tim Burton
Gönderen Rüzgar
0 yorum
Gönderen Rüzgar
0 yorum
"-Bir buz dağına benziyorsun baba, sadece %10 luk kısmın gözüküyor,
gerisini görmeme izin vermiyorsun.
-Nasıl yani, çeneme kadar mı görüyorsun?"
VAVİEN 2009
Categories:
binnur kaya,
durul taylan,
engin günaydın,
ilker aksum,
Kritik,
serra yılmaz,
settar tanrıöğen,
Sinema,
taylan biraderler,
türk filmi,
Türk Sineması,
vavien 2009,
yağmur taylan
Gönderen Rüzgar
2 yorum
Gönderen Rüzgar
2 yorum
Tür : Komedi / DramGösterim Tarihi : 18 Aralık 2009Yönetmen : Yağmur Taylan Durul TaylanSenaryo : Engin GünaydınYapım : 2009, Türkiye
"İnsan da ağaca benzer. Ne denli yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o denli yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe -kötülüğe." Nietzsche
İnsanlar kendi mutsuzluklarının sebebini her zaman başka yerlerde aramak ister. Gazetenin birinde estetik operasyonlara gösterilen yoğun ilgilinin kişinin kendi mutsuzluğunu kemerli burnuna ya da ince dudaklarına mal etmesinden kaynakladığı yazıyordu. Kişi ‘bunu da halledersem artık daha mutlu olacağım’a inandırıyormuş kendini. Sorun olarak görülen şey düzeltildiğinde de, aslında mutsuzluğunun düşündüğü şey yüzünden değil, bizatihi kendisinden kaynaklandığı gerçeği ortaya çıkıyormuş. Yani sözün kısası ayaküstü kendimizi kandırarak yaşayıp gidiyoruz. En vahimi de, bu süreçte başta kendimize, sonra da çevremizdekilere onca haksızlık yapıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde vizyonda bu insani duruma değinen bir film vardı. Vavien... Avatar’ın her yeri kasıp kavurduğu günlerdi. Bu rüzgâra kapılanlar fark edemedi ama Avatar filmine yer bulamayıp 'Bari Engin Günaydın'ın şu filmine girelim’ diye düşünenler bana göre şanslı seyirciler oldu. Çünkü Türk Sineması'na armağan edilen en iyi filmlerden birini sinema salonunda izleme şerefine nail oldular.
Ben de hatırı sayılır festivallerde, hatırı sayılır ödüller alması, önemli sinema adamlarının "son yıllarda yapılmış en başarılı Türk filmi" şeklindeki açıklamalarından sonra merak edip izledim filmi. İyi ki de izlemişim. Vizyonda görme fırsatını bulamayanlara tavsiyem ise yeni çıkan DVD’sini alıp hemen izlemeleri.
İYİLER, KÖTÜLER GEL-GİT'Lİ BİR DÜNYA
"Dünyada iki türlü insan vardır: iyiler ve kötüler. Kötü senin elini sıktığında kırk türlü plan yapar, ama iyiler öyle değildir. İyiler iyi insandır."
Hikâye Tokat'ın Erbaa ilçesinde geçer. Kendi elektrik dükkânını işleten içine kapanık Celal, saflığa yaklaşan bir iyi niyet taşıyan, kocasını delicesine seven eşi ve tek çocuğuyla tek düze denebilecek bir hayat yaşamaktadır. Abisi Cemal'le birlikte bir elektrik dükkânı işletirler. Cemal arada bir abisi Cemal'le birlikte karısına iş görüşmesi için gittikleri yalanını uydurarak Samsun'da bir pavyona gider. Celal'in pavyondaki Sibel'e olan takıntısı onu hem maddi hem de manevi anlamda sarsar. Sibel'in kayıtsız tavırlarına rağmen Celal ısrarcı davranmaya devam eder. Karısından zerre kadar haz etmeyen, çocuğuna da şefkati hayli esirgeyen Celal için ailesi omuzlarında neredeyse bir yüktür. Celal'in içinde barındırdığı çeşitli ihtirasları, onu içindeki kötüyü dinlemeye iter. Fakat işler hiç de Celal'in planladığı gibi yürümez.
Vavien kelime anlamıyla bir lambayı iki ayrı yerden aynı zamanda yakıp söndüren bir tür anahtar çeşidiymiş. Engin Günaydın bu isimle pek tabi hayatta da karşılığı olan bir şeye işaret etmek istemiş. İnsanların içinde yaşadıkları gel gitlere...
Engin Günaydın ve Binnur Kaya isminden ancak sıkı bir komedi filmi çıkar diyenlerin yüzünü kara çıkarırsacına iyi bir dram-gerilim filmi çıkmış ortaya.
Kırsal kesimde yaşayan bir ailenin mutluluk ve mutsuzluk arasında "gidip gelen" yaşamlarından bir kesiti, yer yer gerilerek, yer yer şaşkınlıkla, yer yer de Binnur Kaya'nın: "Celal, ben seni seviyom, sen benim her bi yerime işlemişsin" derken ki muhteşem performansıyla içiniz burkularak izleyeceksiniz.
8,5/1O
Bu yazı bu tarihte 8 sutun haber sitesinde yayımlanmıştır
BİR FİLM,BİR ŞARKI; Bryan Ferry , In the mood for love
Categories:
Bryan Ferry,
Esintiler,
Film Müzikleri,
In the Mood for Love,
Saundtrack,
Sinema
Gönderen Rüzgar
3 yorum
Gönderen Rüzgar
3 yorum
I'm in the mood for love
Simply because you're near me
Funny, but when you're near me
I'm in the mood for love
Heaven is in your eyes
Bright as the stars we're under
Oh, is it any wonder?
I'm in the mood for love
Why stop to think of whether
This little dream might fade?
Let's put our hearts together
Now we are one, i'm not afraid
If there's a cloud above
If it should rain, we'll let it
But for tonight forget it
I'm in the mood for love
Why stop to think of whether
This little dream might fade?
Let's put our hearts together
Now we are one, i'm not afraid
If there's a cloud above
If it should rain, we'll let it
But, for tonight, forget it
I'm in the mood for love
Simply because you're near me
Funny, but when you're near me
I'm in the mood for love
Heaven is in your eyes
Bright as the stars we're under
Oh, is it any wonder?
I'm in the mood for love
Why stop to think of whether
This little dream might fade?
Let's put our hearts together
Now we are one, i'm not afraid
If there's a cloud above
If it should rain, we'll let it
But for tonight forget it
I'm in the mood for love
Why stop to think of whether
This little dream might fade?
Let's put our hearts together
Now we are one, i'm not afraid
If there's a cloud above
If it should rain, we'll let it
But, for tonight, forget it
I'm in the mood for love
Troya'da Ölüm Vardı
Categories:
Bilge Karasu,
Edebiyat,
Esintiler,
Kitap,
Kitaplardan Alıntılar,
Troya'da Ölüm Vardı
Gönderen Rüzgar
6 yorum
Gönderen Rüzgar
6 yorum
"...Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, birbirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmağa hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmağa, bende buldun o aradığını, bende görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmağa hazırdın... İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. Bekliyordum..."
Bilge KARASU
-Mucizelere inanır mısınız?
-Bugün değil...!
Farklı bir tür arayanlara Brick 2005
Categories:
Amerikan Sineması,
Emilie de Ravin,
film inceleme,
Joseph Gordon-Levitt,
Kritik,
Lukas Haas,
Matt O'Leary,
Meagan Good,
Noah Fleiss,
Noah Segan,
Nora Zehetner,
Rian Johnson,
Sinema,
Steve Yedlin
Gönderen Rüzgar
0 yorum
Gönderen Rüzgar
0 yorum
Tür : Dram / Gizem
Yönetmen : Rian Johnson
Senaryo : Rian Johnson
Görüntü Yönetmeni : Steve Yedlin
Müzik : Nathan Johnson
Yapım : 2005, ABD , 110 dk.
Noir Film başka bir deyişle Kara Film, ilgi alanıma yeni yeni girmeye başlayan bir tür. David Lynch filmleri ve bilumum yönetmen ve filmler sayesinde türün önemli özellikleri hakkında az çok fikir ediniyorum. Fakat her kasvetli atmosfere sahip, karizmatik kötü adamların, güzel, tehlikeli ve gizemli kadınların yer aldığı suç filmine Noir Film denmeyeceğini de iyi biliyorum. Bu türün son zamanlarda izlediğim en iyi örnekleri Blue Velvet ve The Third Man'dı. Brick de bu türün en enteresan yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. Sundance Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alarak dikkatleri üzerine çeken bir film. Brick, "Film Noir" özelliklerini bir gençlik filmi üzerine giydirip harmanlamasıyla türdaşlarından farklı bir alana kayıyor. Bu farklılık filmi enteresan kılan öğelerden biri oluveriyorOyuncular
Joseph Gordon-Levitt (Brendan) , Nora Zehetner (Laura) , Lukas Haas (The Pin) , Noah Fleiss (Tugger) , Matt O'Leary (The Brain) , Emilie de Ravin (Emily) , Noah Segan (Dode) , Meagan Good (Kara)
Henüz lise öğrenimi gören Brendan'ın ortadan kaybolan eski kız arkadaşı Emily'den "kurtar beni" çağrısı almasıyla başlayan bir dizi olayları konu alıyor film. Brendan kız arkadaşını bir kaç gün sonra bir su kanalında ölü olarak bulur. Sonradan hamile olduğunu öğrendiği kız arkadaşını kimin öldürdüğünü öğrenmeye çalışan Brendan, olayın bir uyuşturucu çetesinin iç işlerine kadar uzandığını görecektir.
Enteresan bir kurgusu olan, "kimin eli kimin cebinde filmi" özelliklerini taşıyan, farklı karakterlerin yer aldığı, mekandan ayrı bir film Brick. Özellikle deneysel çalışmalara meraklı, faklı türlere açık her Sinemadan Çıkmış İnsan'ın , arayıp da bulamayacağı türden bir film. İzlemenizi tavsiye ederim.
7,5/10
Uzun bir nehirdir satrançkıvrak ve uzatarak boynunu
nice güneş batışını yerinde görmüş boynunu
oysa veba tarihçileri bilmemişlerdir
her karenin bir karşıveba girişimi olduğunu
göğe bezgin bakanların bir türlü öğrenemediği
bir oyundur satranç
evet ilk aşk gibi bir şeydir ilk açılış
artık dönüş yoktur
kuşku bağışlanmasa da
tedirginlik doğal sayılabilir
ancak
yürümenin dışında bütün eylemlerin adı
kaçış kaçış kaçıştır
iLHAMİ ÇİÇEK
Köprüdeki Kız
Categories:
Favori Repliklerim,
Köprüdeki Kız,
La Fille Surle Pont,
replik,
Sinema
Gönderen Rüzgar
10 yorum
Gönderen Rüzgar
10 yorum
...
"Geleceğimi büyük bir tren istasyonundaki banklı ve damalı bir bekleme salonu gibi görüyorum.
Dışarıdaki kalabalık beni görmeden koşturuyor.
Hepsi bir acele içinde, trene veya taksilere biniyorlar.
Gidecek bir yerleri,görecek birileri var.
Ve ben orada oturuyorum, bekliyorum.
-Neyi bekliyorsun Adele?
Bir şeyler olmasını. "
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



.jpg)



